III. Mehmed (1566-1603), Osmanlı İmparatorluğu'nun on üçüncü padişahı ve 92. İslam Halifesidir. III. Murad ve Safiye Sultan'ın oğludur. 1595 yılında tahta çıkan III. Mehmed, babası ve dedesinin aksine, 30 yıl aradan sonra ordunun başında sefere çıkan ilk padişah olarak tarihe geçmiştir. Şairliğinde "Adlî" mahlasını kullanan padişah, Celali İsyanları ve Avusturya savaşları gibi zorlu bir dönemde hüküm sürmüştür.
Tahta çıktığı gece, nizam-ı alem için 19 erkek kardeşini boğdurtarak Osmanlı tarihinin en büyük ve en hüzünlü kardeş katli hadisesini gerçekleştirmiştir. Bu olay halk arasında ve sarayda büyük tepki toplamıştır. III. Mehmed ayrıca, şehzadelerin sancağa çıkma usulünü kaldıran ve şehzadelerin sarayda "Kafes" usulüyle eğitilmesini başlatan padişah olmuştur.
III. Mehmed döneminin en parlak askeri başarısı, 1596 yılında bizzat komuta ettiği Avusturya seferidir. Önce stratejik öneme sahip Eğri Kalesi'ni fethederek "Eğri Fatihi" unvanını almıştır.
Ardından Haçova Ovası'nda 300 bin kişilik müttefik Haçlı ordusuyla karşılaşmıştır. Osmanlı ordusunun merkezinin bozulduğu ve padişahın otağının tehdit edildiği anda, ordu geri hizmetlilerinin (aşçı, seyis, deveci vb.) ellerine geçirdikleri kepçe, balta ve odunlarla düşmana saldırması savaşın kaderini değiştirmiştir. Bu olay tarihe "Kepçe Kazan Savaşı" olarak geçmiş ve Haçova Meydan Muharebesi büyük bir zaferle sonuçlanmıştır.
Haçova zaferinden sonra Avusturya cephesinde savaşlar devam etmiş, 1600 yılında Kanije Kalesi fethedilmiştir. 1601 yılında ise Arşidük Ferdinand komutasındaki 100 bin kişilik Haçlı ordusu kaleyi geri almak için kuşatmıştır. Kalede sadece 9 bin askeriyle bulunan Tiryaki Hasan Paşa, uyguladığı dhiyane psikolojik harp taktikleriyle ve efsanevi direnişiyle kaleyi 2 aydan fazla savunmuş ve sonunda düşman ordusunu bozguna uğratmıştır.
III. Mehmed dönemi, Anadolu'da "Celali İsyanları"nın (Karayazıcı, Deli Hasan vb.) en şiddetli olduğu dönemdir. Devlet, bir yandan batıda Avusturya ile savaşırken diğer yandan Anadolu'daki iç isyanlarla uğraşmak zorunda kalmıştır. Bu zafiyetten yararlanan Safevi Şahı I. Abbas, 1603'te Ferhat Paşa Antlaşması'nı bozarak Tebriz ve Revan'ı geri almış, doğu cephesinde dengeyi Osmanlı aleyhine değiştirmiştir.
Anadolu'daki isyanlar, doğudaki toprak kayıpları ve saraydaki iktidar mücadeleleri (özellikle annesi Safiye Sultan'ın etkisi) padişahı yıpratmıştır. 1603 yılında, henüz 37 yaşındayken kalp krizi veya mide rahatsızlığı sonucu vefat etmiştir. Naaşı Ayasofya Camii avlusundaki türbesine defnedilmiştir.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER