ANA SAYFA YÖNETİCİLER BİLİM İNSANLARI VE ALİMLER DÜŞÜNÜRLER VE EDEBİYATÇILAR SPORCULAR

II. SÜLEYMAN

II. Süleyman (1642-1691), Osmanlı İmparatorluğu'nun yirminci padişahı ve 99. İslam Halifesidir. Sultan İbrahim ve Saliha Dilaşub Sultan'ın oğludur. IV. Mehmed'in saltanatı boyunca, tam 40 yıl sarayda "Kafes" denilen dairede hapis hayatı yaşamıştır. Bu durum onu Osmanlı tarihinde veliaht olarak en uzun süre bekleyen padişah yapmıştır. Öyle ki, IV. Mehmed tahttan indirilip devlet erkanı onu tahta çıkarmaya geldiğinde, öldürüleceğini zannederek direnmiş ve zorla odasından çıkarılmıştır.

İç Karışıklıklar ve Sancak Vakası

II. Süleyman tahta çıktığında (1687), imparatorluk tam bir kaos içindeydi. II. Viyana Bozgunu sonrası ordu dağılmış, hazine tükenmişti. İstanbul'da zorba askerler ve Sekbanlar terör estiriyordu. Sadrazam Siyavuş Paşa isyancılar tarafından öldürülmüş, şehir yağmalanmaya başlamıştı.

Bu anarşiye son vermek için halk saraya yürüyerek Padişah'tan Sancak-ı Şerif'in (Peygamberin Sancağı) çıkarılmasını istemiştir. "Sancak Vakası" olarak bilinen bu olayda, sancağın altında toplanan halk ve sadık askerler, şehirdeki zorbaları temizleyerek asayişi zorlukla sağlamıştır. Ayrıca Rumeli'de devlet otoritesine başkaldıran Yeğen Osman Paşa gailesi de bu dönemde, Paşa'nın idamıyla son bulmuştur.

Felaketler ve Toprak Kayıpları

Saltanatının ilk yılları askeri açıdan felaketlerle doludur. Avusturya orduları hızla ilerleyerek 160 yıllık Osmanlı toprağı olan Budin'i, ardından Eğri ve İstolni-Belgrad'ı işgal etmiştir. 1688'de ise Balkanların kilidi sayılan Belgrad düşmüştür. Venedikliler Mora Yarımadası'nı işgal etmiş, Avusturya orduları Balkanların içlerine, Üsküp ve Kosova'ya kadar girmiştir. Bu çaresizlik içinde Padişah, Hindistan'daki Babür İmparatoru Evrengzib'den yardım istemiş ancak sonuç alamamıştır.

Köprülü Fazıl Mustafa Paşa ve Yükseliş

Devletin çöküşe geçtiği bu karanlık dönemde, II. Süleyman 1689 yılında Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'yı sadrazamlığa getirerek tarihi bir hamle yapmıştır. Fazıl Mustafa Paşa, dedesi ve babası gibi dirayetli bir yönetim sergilemiştir. Maliyeyi düzeltmiş, halk üzerindeki ağır vergileri kaldırmış ve orduyu yeniden disipline etmiştir.

Bu reformlar meyvesini çabuk vermiş; Osmanlı ordusu karşı taarruza geçerek Niş, Vidin ve Semendire'yi geri almış, 1690 yılında ise Belgrad tekrar fethedilerek Tuna savunma hattı yeniden kurulmuştur.

Vefatı

Sultan II. Süleyman, 40 yıllık hapis hayatının getirdiği zayıflık ve istiska (ödem/su toplanması) hastalığıyla mücadele etmesine rağmen, askerine moral vermek için hasta yatağında sefere katılmıştır. Ancak hastalığı ağırlaşınca Edirne'ye dönmüş ve 1691 yılında, 4 yıllık saltanatının ardından vefat etmiştir. Naaşı İstanbul'a getirilerek Süleymaniye Camii'nde, Kanuni Sultan Süleyman'ın türbesine defnedilmiştir. Çocuğu olmadığı için yerine kardeşi II. Ahmed geçmiştir.

2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER