II. Abdülhamid (1842-1918), Osmanlı İmparatorluğu'nun otuz dördüncü padişahı ve 113. İslam Halifesidir. Sultan Abdülmecid ve Tirimüjgan Kadınefendi'nin oğludur. Annesini küçük yaşta kaybettiği için Piristü Kadın Efendi tarafından büyütülmüştür. Amcası Abdülaziz ve ağabeyi V. Murad'ın tahttan indirilmesiyle oluşan büyük siyasi kriz ortamında, 1876 yılında tahta çıkmıştır. İmparatorluğun en zorlu döneminde 33 yıl hüküm sürmüş, "Hamidiye Dönemi" olarak adlandırılan bu süreçte devleti dağılmaktan kurtarmak için yoğun bir diplomatik ve idari mücadele vermiştir.
Abdülhamid tahta çıktığında verdiği sözü tutarak, 23 Aralık 1876'da ilk Osmanlı Anayasası olan Kanun-ı Esasi'yi ilan etmiş ve I. Meşrutiyet dönemini başlatmıştır. Ancak bu demokratikleşme çabası, hemen ardından patlak veren 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) ile sekteye uğramıştır.
Savaşta Osmanlı orduları ağır bir yenilgi almış, Ruslar Yeşilköy'e kadar gelmiştir. Bu felaket üzerine Padişah, meclisin etnik gruplar arasındaki çatışmaları körüklediğini ve savaşta yanlış kararlar aldığını öne sürerek meclisi süresiz tatil etmiştir. Böylece 30 yıl sürecek olan ve "İstibdat" (Mutlakıyet) olarak adlandırılan dönem başlamıştır. Bu dönemde Kıbrıs, Tunus, Mısır ve Balkan topraklarının büyük kısmı kaybedilmiş, Abdülhamid en çok toprak kaybeden padişahlar arasına girmiştir.
Siyasi baskı ve sansürün olduğu bu dönem, aynı zamanda Osmanlı'nın en büyük imar ve eğitim hamlelerinin yapıldığı dönemdir. Abdülhamid'in en büyük rüyası olan ve Alman mühendislerle yürütülen Hicaz Demiryolu projesi hayata geçirilmiş, İstanbul ile kutsal topraklar birbirine bağlanmıştır. Bağdat Demiryolu projesi de bu dönemde başlamıştır.
Eğitim alanında devrim niteliğinde adımlar atılmıştır. İmparatorluğun dört bir yanına İdadiler (Liseler), Rüştiyeler (Ortaokullar) ve Sanayi-i Nefise, Hukuk, Ziraat gibi meslek yüksekokulları açılmıştır. Telgraf ağları ile ülkenin en ücra köşeleri İstanbul'a bağlanmış, merkezi otorite güçlendirilmiştir.
Dış politikada "Denge Siyaseti" izleyen Abdülhamid, İngiltere ve Fransa'nın düşmanlığına karşı Almanya ile yakınlaşmış, İslamcılık (Pan-İslamizm) politikasını bir koz olarak kullanarak dünya Müslümanlarını Halifelik etrafında toplamaya çalışmıştır.
Ancak ekonomi iflas noktasındadır. Önceki dönemlerden devralınan borçlar ödenemez hale gelince, 1881'de Duyun-u Umumiye (Genel Borçlar İdaresi) kurulmuş ve Avrupalı devletler Osmanlı gelirlerine doğrudan el koymuştur.
Siyasi yönünün aksine, özel hayatında son derece ince ruhlu birisidir. Gençliğinde amcası Abdülaziz ile Avrupa seyahatine çıkan Abdülhamid, Batı müziğine ve operaya büyük ilgi duymuştur. Usta bir marangozdur; Yıldız Sarayı'ndaki atölyesinde bizzat yaptığı mobilyalar (sedef kakmalı dolaplar, masalar) sanat eseri niteliğindedir. Polisiye romanlara (özellikle Sherlock Holmes) düşkünlüğüyle bilinir.
1908'de İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin baskısıyla II. Meşrutiyet'i ilan etmek zorunda kalmıştır. Ancak kısa süre sonra İstanbul'da patlak veren 31 Mart Vakası (1909), saltanatının sonu olmuştur. İsyanı bastırmak için Selanik'ten gelen Hareket Ordusu İstanbul'a girmiş, meclis kararıyla II. Abdülhamid tahttan indirilmiştir.
Önce Selanik'e sürgüne gönderilen, Balkan Savaşları sırasında İstanbul'a Beylerbeyi Sarayı'na getirilen eski padişah, 1918 yılında burada vefat etmiştir. Naaşı, Divanyolu'ndaki dedesi II. Mahmud'un türbesine defnedilmiştir.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER