V. Murad (1840-1904), Osmanlı İmparatorluğu'nun otuz üçüncü padişahı ve 112. İslam Halifesidir. Sultan Abdülmecid ve Şevkefza Kadınefendi'nin oğludur. Amcası Sultan Abdülaziz'in bir darbe ile tahttan indirilmesi üzerine 1876 yılında tahta çıkmış, ancak yaşadığı ağır ruhsal çöküntü nedeniyle sadece 93 gün sonra tahttan indirilmiştir. Osmanlı tarihinde en kısa süre hüküm süren padişahtır. Çok iyi bir eğitim alan, Batı müziğine hakim, bestekar, piyanist ve aydın bir kişiliğe sahiptir.
Şehzadelik yılları oldukça parlak geçmiştir. Amcası Sultan Abdülaziz ile birlikte çıktığı ünlü Avrupa seyahatinde (1867), Batı kültürünü yakından tanımış ve Avrupa prensleriyle (özellikle İngiltere Veliahtı Prens Edward ile) dostluklar kurmuştur. Fransızca'yı çok iyi bilen Murad Efendi, Kurbağalıdere'deki köşkünde Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi "Genç Osmanlılar" (Jön Türkler) ile bir araya gelmiş, meşrutiyet ve hürriyet fikirlerini tartışmıştır. Bu liberal tavrı, onu yenilikçilerin gözünde ideal padişah adayı yapmıştır.
30 Mayıs 1876 gecesi, Hüseyin Avni Paşa ve Midhat Paşa önderliğindeki cunta, Sultan Abdülaziz'i tahttan indirmiştir. Ancak bu süreç V. Murad için tam bir travma olmuştur. Darbe gecesi askerlerin dairesini basmasıyla öldürüleceğini zanneden Murad, büyük bir korku yaşamıştır.
Tahta çıktıktan sadece birkaç gün sonra amcası Abdülaziz'in şüpheli ölümü (intihar süsü verilmiş cinayet iddiası) ve hemen ardından Çerkes Hasan Vakası (Abdülaziz'in kayınbiraderinin bakanlar kurulunu basarak Hüseyin Avni Paşa'yı öldürmesi) padişahın zaten hassas olan sinirlerini tamamen bozmuştur. Yaşadığı bu şoklar sonucu "cinnet" geçirdiği (akli dengesini yitirdiği) rapor edilmiş, kılıç kuşanma töreni bile yapılamadan, 93. günün sonunda tahttan indirilmiştir.
Tahttan indirildikten sonra yerine kardeşi II. Abdülhamid geçmiştir. V. Murad ve ailesi, Çırağan Sarayı'na kapatılmış ve dış dünyayla ilişkileri tamamen kesilmiştir. Eski padişah burada tam 28 yıl boyunca hapis hayatı yaşamıştır.
Zamanla akıl sağlığı düzelen V. Murad'ı tekrar tahta geçirmek için bazı girişimler olmuştur. Bunların en meşhuru, 1878 yılındaki Ali Suavi Vakası (Çırağan Baskını)'dır. Ali Suavi ve bir grup ihtilalci sarayı basarak Murad'ı kaçırmak istemiş, ancak Beşiktaş Muhafızı Yedi Sekiz Hasan Paşa'nın müdahalesiyle Ali Suavi öldürülmüş ve girişim başarısız olmuştur. Bu olaydan sonra II. Abdülhamid, ağabeyi üzerindeki tecridi daha da sıkılaştırmıştır.
Hapis yıllarında kendini müziğe ve torunlarının eğitimine adayan V. Murad, yüzlerce beste yapmış yetenekli bir piyanisttir. Eserleri günümüzde bile dinlenmektedir. Kızı Hatice Sultan'ın yaşadığı bir gönül meselesinin yarattığı üzüntü ve diyabet hastalığının ilerlemesi sonucu 1904 yılında Çırağan Sarayı'nda vefat etmiştir. II. Abdülhamid'in emriyle sessiz sedasız bir törenle, Yeni Cami'deki annesinin yanına defnedilmiştir.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER