Mustafa Fevzi Çakmak (1876-1950), Türk asker, siyasetçi ve devlet adamıdır. Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin iki Mareşalinden biridir. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde ordunun en kritik mevkilerinde bulunmuş, Kurtuluş Savaşı'nın askeri planlayıcısı olarak büyük bir rol oynamıştır. Hem Harbiye Nazırlığı (Osmanlı) hem de Genelkurmay Başkanlığı (Cumhuriyet) görevlerinde bulunmuş ender şahsiyetlerdendir.
1876'da İstanbul'da doğan Fevzi Paşa, Kuleli Askeri Lisesi ve Harbiye'den mezun olduktan sonra Balkanlar'da çete savaşlarına katılmıştır. Trablusgarp ve Balkan Savaşları'nda önemli görevler üstlenmiştir.
I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale Cephesi'nde 5. Kolordu Komutanı olarak Kerevizdere ve Zığındere muharebelerinde düşmanın ilerleyişini durdurmuştur. Özellikle Anafartalar Grubu Komutanlığı sırasında Mustafa Kemal ile omuz omuza savaşmıştır. Savaşın ilerleyen safhalarında Kafkas ve Suriye cephelerinde de görev almıştır.
İstanbul'un işgali ve Mondros sonrası Harbiye Nazırı iken, Anadolu'ya silah kaçırılmasını ve milli direnişin örgütlenmesini gizlice desteklemiştir. İstanbul'un resmen işgali üzerine Anadolu'ya geçerek Ankara'ya gelmiş ve Mustafa Kemal Paşa tarafından büyük bir törenle karşılanmıştır. Bu hareketi üzerine İstanbul Hükümeti tarafından rütbeleri sökülmüş ve idama mahkum edilmiştir.
TBMM hükümetinde Milli Savunma Bakanlığı ve İcra Vekilleri Heyeti Reisliği (Başbakanlık) yapmıştır. Sakarya Meydan Muharebesi'nde cephede bizzat bulunmuş, Büyük Taarruz'un harekat planlarını bizzat hazırlamıştır. 30 Ağustos Zaferi'nden sonra TBMM tarafından kendisine Mareşal rütbesi verilmiştir.
Cumhuriyetin ilanından sonra, Atatürk'ün "asker siyasete karışmamalı" ilkesi doğrultusunda milletvekilliğinden istifa ederek askerlik mesleğini seçmiş ve 1924'ten 1944'e kadar aralıksız 23 yıl Genelkurmay Başkanlığı yapmıştır. Bu süre zarfında Türk Ordusu'nun modernizasyonunu ve disiplinini sağlamıştır. Atatürk'ün en güvendiği mesai arkadaşlarından biri olmuştur.
1944 yılında yaş haddinden emekli olduktan sonra siyasete atılmış, Demokrat Parti listesinden bağımsız milletvekili seçilmiştir. Daha sonra Millet Partisi'nin kurucuları arasında yer almış ve fahri başkanlığını yapmıştır.
10 Nisan 1950'de İstanbul'da vefat etmiştir. Vefatında ulusal yas ilan edilmemesi ve radyoda müzik yayınının kesilmemesi halkın büyük tepkisini çekmiş, cenazesi devlet töreni yerine yüz binlerce vatandaşın omuzlarında tekbirlerle taşınarak Eyüp Sultan Mezarlığı'na defnedilmiştir. Ailesinin isteği üzerine naaşı Devlet Mezarlığı'na nakledilmemiştir.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER