ANA SAYFA YÖNETİCİLER BİLİM İNSANLARI VE ALİMLER DÜŞÜNÜRLER VE EDEBİYATÇILAR SPORCULAR

EMİR TİMUR

Timur (1336-1405), Cengiz Han'dan sonra Asya bozkırlarından çıkan en büyük cihangir ve Timurlu İmparatorluğu'nun kurucusudur. Gençliğinde aldığı bir yara nedeniyle "Aksak Timur" olarak anılsa da, bu fiziksel kusuru onun Çin seddinden İzmir kıyılarına, Moskova önlerinden Delhi'ye kadar hükmetmesine engel olmamıştır.

Ömrü at sırtında geçen ve katıldığı hiçbir meydan savaşını kaybetmeyen Timur, "Sahipkıran" (Güçlü Hükümdar) unvanıyla anılır. Cengiz Han soyundan gelmediği için "Han" unvanını kullanmamış, Cengiz soyundan prenseslerle evlenerek "Küregen" (Damat) unvanını almıştır.

Altın Orda'nın Yıkılışı ve İsfahan'da Kelle Kuleleri

Hükümdarlığının ilk yıllarında, kendisine ihanet eden Altın Orda Hanı Toktamış'ın üzerine yürümüştür. 1395 Terek Savaşı'nda Altın Orda ordusunu yok ederek başkent Saray Berke'yi yerle bir etmiştir. Bu zafer, Rusya'nın yükselişinin önünü açan tarihi bir dönüm noktasıdır.

İran seferlerinde ise otoritesini korkuyla sağlamıştır. 1387'de İsfahan halkının isyan etmesi üzerine, her askerinin kendisine bir kesik baş getirmesini emretmiş ve toplanan 70.000 kelleden şehrin etrafına ibretlik kuleler inşa ettirmiştir.

Hindistan Seferi ve Ateşli Develer

1398 yılında Hindistan'a giren Timur, Delhi Sultanlığı'nın zırhlı filleri karşısında ürken ordusunu toparlamak için dhiyane bir plan yapmıştır. Sırtlarına saman ve yağlı bezler yüklettiği develeri ateşe vererek fillerin üzerine sürmüş, panikleyen fillerin kendi ordusunu ezmesini sağlamıştır. Hindistan'dan getirdiği ganimetler ve mimarlarla başkenti Semerkant'ı dünyanın incisi yapmıştır.

Ankara Savaşı ve Batı'nın Fethi

Timur'un en büyük hesaplaşması Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid ile olmuştur. Sivas'ı alıp garnizonu "kan dökmeme" sözüyle teslim alıp diri diri gömdüren Timur, 1402'de Ankara Çubuk Ovası'na gelmiştir.

Burada Osmanlı ordusunu filleri ve zırhlı süvarileriyle mağlup etmiş, Bayezid'i esir alarak Osmanlı'da Fetret Devri'ni başlatmıştır. Zaferin ardından İzmir'e yürümüş, Hristiyan şövalyelerin elindeki kaleyi 15 günde fethederek gücünü tüm dünyaya kanıtlamıştır.

Çin Rüyası ve Ölüm

En büyük hayali olan Çin seferine çıkmak üzereyken, 1405 yılında Otrar'da hastalanarak 69 yaşında vefat etmiştir. Semerkant'taki turkuaz kubbeli Gur-ı Emir türbesine defnedilmiştir. Mezar taşında "Ben ölümden kalktığım zaman, dünya titreyecektir" yazdığı rivayet edilir.

2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER