Mete Han (Çince: Mao-tun), MÖ 209-174 yılları arasında hüküm sürmüş, Asya Hun İmparatorluğu'nun en parlak dönemini yaşatan Türk hükümdarıdır. Oğuz Kağan Destanı’ndaki "Oğuz Kağan" olduğu düşünülmektedir.
Babası Teoman’ın, üvey annesinin etkisiyle tahtı diğer oğluna bırakmak istemesi üzerine Mete, komşu kavimlere rehin gönderilmiş ancak kaçmayı başarmıştır. Babasının emrine verdiği birlikleri demir bir disiplinle eğitmiştir.
Bu eğitimde "Çavuş Oku" (Islıklı Ok) adı verilen bir yöntem geliştirmiştir. Mete okunu nereye çevirirse, askerlerinin de tereddütsüz orayı vurmasını emretmiştir. Bu yöntemle önce atını, sonra babası Teoman’ı hedef alarak tahtı ele geçirmiş ve MÖ 209'da Kağan olmuştur.
Mete Han, disiplinli ve profesyonel ordusuyla sınırlarını hızla genişletmiştir:
• Doğu ve Batı Seferleri: Doğuda Donghuları, batıda Yüeçileri mağlup ederek İpek Yolu hakimiyetini sağlamıştır.
• Çin Hakimiyeti (Baideng Muharebesi): MÖ 200 yılında Çin İmparatoru Gaozu'yu 320.000 kişilik ordusuyla kuşatmış ve Han Hanedanı'nı vergiye bağlamıştır.
Mete Han, dağınık haldeki Türk ve Moğol boylarını tek bir bayrak altında toplamıştır.
• Sınırlar: Japon Denizi’nden Hazar Denizi’ne; Sibirya’dan Tibet ve Keşmir’e kadar uzanan yaklaşık 18 milyon km²'lik bir alana hükmetmiştir.
• Devlet Teşkilatı: Kurduğu askeri ve idari sistem (Onlu Sistem), daha sonraki Türk devletlerine ve dünya ordularına örnek olmuştur.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER