Servet Tazegül (d. 1988), Türk spor tarihinin tekvando branşındaki en başarılı ve en karizmatik isimlerinden biridir. Kariyerine bir Olimpiyat altın madalyası, bir Olimpiyat bronz madalyası, iki Dünya şampiyonluğu ve beş Avrupa şampiyonluğu sığdıran Tazegül, özellikle 68 kilo kategorisinde dünyanın en korkulan dövüşçülerinden biri olmuştur. Dövüş stilindeki agresiflik, havada attığı seri tekmeler ve teknik kapasitesi sayesinde dünya tekvando otoriteleri tarafından branşının en değerli sporcuları arasında gösterilmiştir.
1988 yılında Almanya'nın Nürnberg kentinde dünyaya gelen Servet Tazegül, aslen Kars'ın Arpaçay ilçesinden Batı Almanya'ya göç eden Azeri kökenli bir ailenin çocuğudur. Tekvandoya küçük yaşlarda Almanya'da başlamış ancak her zaman Türk Milli Takımı adına yarışmayı tercih etmiştir. Fiziksel esnekliği ve patlayıcı gücüyle kısa sürede dikkatleri üzerine çeken Tazegül, genç yaşlardan itibaren uluslararası arenalarda kürsünün müdavimi olmuştur. Gurbetçi bir ailenin evladı olarak kazandığı her başarıyı Türkiye'ye armağan ederek, milyonların sevgisini kazanmıştır.
Servet Tazegül'ün Olimpiyat serüveni 2008 Pekin Olimpiyatları ile başlamıştır. Henüz 20 yaşındayken katıldığı bu dev organizasyonda, 68 kilo bronz madalya maçında Perulu Peter Lopez'i mağlup ederek Olimpiyat üçüncüsü olmuş ve Türkiye'ye madalya ile dönmüştür. Bu başarı, dört yıl sonra gelecek büyük zaferin habercisiydi. 2012 Londra Olimpiyatları'nda rakiplerini tek tek eleyerek finale yükselen Tazegül, finalde İranlı rakibi Muhammed Bakiri Mutemed'i 6-5 yenerek altın madalyaya uzanmış ve Türkiye’nin Londra'daki tek altın madalyasının sahibi olmuştur.
Sadece Olimpiyatlarda değil, kıta ve dünya şampiyonalarında da mutlak bir hakimiyet kuran Servet Tazegül, 2011 yılında Güney Kore’de düzenlenen Dünya Tekvando Şampiyonası’nda altın madalya kazanmış ve turnuvanın "En Değerli Sporcusu" seçilmiştir. Avrupa Şampiyonaları'nda ise adeta rakipsiz kalmış; 2008, 2010, 2012, 2014 ve 2016 yıllarında tam 5 kez Avrupa Şampiyonu olmuştur. 2014 Avrupa Şampiyonası finalinde Rus rakibi Aleksey Denisenko’ya karşı son saniyede kazandığı "altın vuruş" puanı, onun mental gücünün ve pes etmeyen karakterinin en büyük kanıtıdır.
Servet Tazegül’ü diğer tekvandoculardan ayıran en önemli özellik, dövüşmeyi bir sanata dönüştüren estetik stilidir. Özellikle çift ayak vuruşları ve havada yaptığı ani dönüşler (spinning kicks), rakiplerinin savunma yapmasını imkansız kılıyordu. Tekvando dünyasında elektronik puanlama sistemine en hızlı uyum sağlayan ve bu sistemin açıklarını teknik becerisiyle kapatan nadir sporculardan biri olmuştur. Agresif oyun tarzı, maçın başından sonuna kadar rakibi üzerinde kurduğu baskı, onu dünya tekvando tarihinin en unutulmaz 68 kilo dövüşçüsü yapmıştır.
2016 Rio Olimpiyatları öncesinde Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından desteklenen "altın çocuklar" listesinde yer alan Tazegül, bu turnuvaya büyük umutlarla gitmiştir. Ancak son saniye puanlarıyla yaşadığı talihsizlikler sonucu madalya kürsüsünün dışında kalmıştır. Aktif sporculuk kariyerini noktaladıktan sonra deneyimlerini genç sporculara aktarmak üzere antrenörlük yapmaya başlayan Tazegül, Türk tekvandosuna hizmet etmeye devam etmektedir. Bugün adı, kazandığı başarılarla Türk sporunun efsaneleri arasında, sarsılmaz bir yere sahiptir.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER