Mete Gazoz (d. 1999), Türk okçuluk tarihinin en başarılı sporcusu ve modern okçuluk dünyasının küresel ikonlarından biridir. Tokyo 2020 Olimpiyatları'nda kazandığı altın madalya ile Türkiye'ye okçuluk branşındaki ilk olimpiyat şampiyonluğunu getiren Gazoz; 2023 yılında Dünya Şampiyonu, 2024 yılında ise Avrupa Şampiyonu olarak Olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonluğu unvanlarını aynı anda elinde bulunduran tarihteki ilk okçu olarak adını altın harflerle yazdırmıştır. Gözlükleri, kendine has sevinç gösterisi ve soğukkanlılığıyla tanınan sporcu, sadece bir şampiyon değil, aynı zamanda Türk gençliği için büyük bir motivasyon kaynağıdır.
1999 yılında İstanbul’da doğan Mete Gazoz, okçuluğa yabancı olmayan bir ailenin evladıdır. Babası eski milli okçu Metin Gazoz, annesi ise İstanbul Okçuluk Kulübü başkanı Meral Gazoz’dur. Okçuluğa 2010 yılında profesyonel olarak başlayan Mete, bu alandaki yeteneklerini geliştirmek için sadece yay çekmekle yetinmemiş; omuz kaslarını güçlendirmek için yüzme, konsantrasyonunu artırmak için piyano ve resim, el-göz koordinasyonu için ise basketbol gibi farklı branşlarla ilgilenmiştir. Bu çok yönlü hazırlık süreci, onun dünya podyumuna çıkmasındaki en sağlam temellerden biri olmuştur.
Henüz 17 yaşındayken 2016 Rio Olimpiyatları’na katılarak Türkiye kafilesinin en genç sporcusu olan Mete Gazoz, burada sergilediği performans ve sempatik tavırlarıyla dikkat çekmiştir. "Söz veriyorum, 2020 Tokyo'da altın madalya kazanacağım" diyerek koyduğu hedef, sadece bir temenni değil, disiplinli bir çalışma planının habercisiydi. 2018 yılında Dünya Okçuluk Federasyonu tarafından "Yılın En İyi Sporcusu" seçilmesi, onun zirveye giden yolundaki en büyük onaylardan biri olmuştur. 2019 yılında Avrupa Grand Prix’sinde kırdığı gençler dünya ve büyükler Avrupa rekorları, Tokyo’daki başarısının ayak sesleriydi.
Pandemi nedeniyle 2021 yılında düzenlenen Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları, Mete Gazoz’un efsaneleştiği yerdir. Klasik yay bireysel kategorisinde, dünya sıralamasının zirvesindeki isimleri tek tek eleyerek finale yükselmiş; finalde İtalyan rakibi Mauro Nespoli’yi 6-4 mağlup ederek Olimpiyat Şampiyonu olmuştur. Bu madalya, Türkiye’nin okçuluk branşında kazandığı ilk olimpiyat madalyasıdır. Zafer anında attığı ok ve sonrasındaki ikonik gülümsemesi, Türk spor tarihinin en unutulmaz karelerinden biri haline gelmiştir.
Mete Gazoz, olimpiyat şampiyonu olduktan sonra vites düşürmemiş, başarılarını daha da ileri taşımıştır. 2023 yılında Berlin'de düzenlenen Dünya Okçuluk Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak dünya şampiyonu olan ilk Türk okçu unvanını almıştır. Bu başarıyı, 2024 yılında Essen'de düzenlenen Avrupa Okçuluk Şampiyonası’ndaki birinciliği izlemiştir. Böylece olimpiyat, dünya ve kıta şampiyonluklarının hepsini aynı anda elinde tutan tek sporcu olarak okçuluk literatürüne geçmiştir. 2024 Paris Olimpiyatları’nda ise erkek milli takımı ile bronz madalya kazanarak, Türkiye’ye takım kategorisindeki ilk olimpiyat madalyasını getirmiştir.
Saha dışındaki mütevazı ve yardımsever kişiliğiyle tanınan Mete Gazoz, 2023 Kahramanmaraş depreminden etkilenen çocukların eğitimi için olimpiyat şampiyonluğunda kullandığı okunu açık artırmayla satarak büyük bir toplumsal duyarlılık göstermiştir. Forbes dergisinin "30 Altı 30" listesine seçilen sporcu, modern okçulukta sadece fiziksel gücün değil, zihinsel dayanıklılığın ve disiplinin önemini tüm dünyaya kanıtlamıştır. Bugün İstanbul Okçuluk Gençlik ve Spor Kulübü’nde kariyerine devam eden Gazoz, Türk sporunun küresel ölçekteki en büyük markalarından biri olmaya devam etmektedir.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER