Yaşar Kemal (1923-2015), asıl adıyla Kemal Sadık Gökçeli; Türk edebiyatının sadece ulusal değil, evrensel ölçekteki en büyük romancılarından biridir. Çukurova’nın bereketli topraklarını, Toroslar’ın sert rüzgârlarını ve Anadolu insanının trajik yaşam mücadelesini epik bir dille anlatan sanatçı, Nobel Edebiyat Ödülü'ne Türkiye'den aday gösterilen ilk yazardır. Folklorik zenginliği modern roman tekniğiyle birleştiren Yaşar Kemal, özellikle İnce Memed serisiyle bir başkaldırı efsanesi yaratarak dünya edebiyat tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır.
1923 yılında Osmaniye’nin Hemite köyünde doğan Yaşar Kemal’in çocukluğu büyük trajedilerle geçmiştir. Henüz üç buçuk yaşındayken bir kaza sonucu sağ gözünü kaybetmiş; dört buçuk yaşındayken ise babasının camide namaz kılarken evlatlığı tarafından öldürülmesine tanık olmuştur. Bu ağır travma nedeniyle on iki yaşına kadar kekemelik sorunu yaşayan yazar, bu sessizliğini ancak türkü söyleyerek ve doğayı dinleyerek aşabilmiştir. Köyün en fakir ailelerinden biri olarak büyümesi, onun ileride kaleme alacağı yoksul halkın ve ezilen köylünün hikâyelerine en büyük ilham kaynağı olmuştur.
Yazı yazmaya şiirle başlayan Yaşar Kemal, gençlik yıllarında Çukurova ve Toroslar’ı karış karış gezerek ağıtlar ve efsaneler derlemiştir. 1943 yılında yayımlanan ilk kitabı Ağıtlar, bu folklorik çalışmaların ürünüdür. İstanbul’a taşındıktan sonra 1951 yılında Cumhuriyet gazetesinde röportaj yazarı olarak çalışmaya başlamış ve "Yaşar Kemal" imzasını ilk kez burada kullanmıştır. Anadolu insanının iktisadi ve toplumsal sorunlarını anlattığı röportajları, Türk basın tarihinde bir çığır açmış ve ona büyük bir ün kazandırmıştır.
Yaşar Kemal denilince akla gelen en görkemli eser şüphesiz 32 yılda tamamlanan dört ciltlik İnce Memed serisidir. 1955 yılında yayımlanan ilk cilt, ağalık düzenine ve sömürüye karşı başkaldıran bir eşkıyanın, aslında bir halk kahramanının hikâyesidir. İnce Memed, sadece bir roman kahramanı değil; adaletsizliğe karşı duran insanlık onurunun bir simgesidir. Roman, elliden fazla dile çevrilmiş ve "Dünya Edebiyatının En İyi 100 Romanı" listelerine girmiştir. Yazarın bu başarısı, onun Anadolu efsanelerini evrensel birer insanlık anlatısına dönüştürme yeteneğinden kaynaklanır.
Yaşar Kemal’in edebiyatı sadece insanı değil, aynı zamanda toprağı, denizi, karıncayı ve kurdu da kucaklar. Ağrıdağı Efsanesi, Binboğalar Efsanesi ve Yılanı Öldürseler gibi eserlerinde Anadolu mitolojisini yeniden canlandırmıştır. "Kuşlar da Gitti" ve "Deniz Küstü" gibi eserlerinde ise ekolojik yıkımı ve modernleşmenin getirdiği yabancılaşmayı lirik bir hüzünle anlatmıştır. Onun için doğa, insanın ayrılmaz bir parçasıdır ve dili, binlerce yıllık sözlü geleneğin modern edebiyattaki en gür sesidir.
Hayatı boyunca toplumsal barışı, demokrasiyi ve insan haklarını savunan Yaşar Kemal, siyasi görüşleri nedeniyle pek çok kez yargılanmış ve bedeller ödemiştir. Ancak o, kalemini asla bükmemiş ve "İnsan, evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar" sözüyle yaşam felsefesini özetlemiştir. 28 Şubat 2015 tarihinde, 91 yaşında İstanbul'da hayata gözlerini yummuştur. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir. O, arkasında dev bir külliyat ve Çukurova’nın sarı sıcağında filizlenen ölümsüz bir onur mirası bırakmıştır.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER