Bîrûnî (973-1048), İslam'ın Altın Çağı'na damgasını vurmuş bir hezârfen; yani matematik, astronomi, fizik, coğrafya, tarih ve eczacılık gibi pek çok alanda uzmanlaşmış evrensel bir dehadır. Batı dünyasında "Alberuni" veya "Aliboron" adıyla tanınır. Bilimsel yöntemlere olan bağlılığı, gözleme verdiği önem ve ön yargısız araştırma tutkusuyla modern bilimin öncülerinden kabul edilir.
973 yılında Harezm bölgesinin başkenti Kat şehrinde doğan Bîrûnî, küçük yaşta babasını kaybetmiş ancak Afrigoğulları hanedanı tarafından korunarak iyi bir eğitim almıştır. Henüz 17 yaşındayken ilk kitabını yazan Bîrûnî, siyasi çalkantılar nedeniyle bir süre İran'da Ziyârîler'in sarayında çalışmış, daha sonra Gazneli Mahmut'un Harezm'i almasıyla Gazne'ye gitmiştir.
Gazneli sarayında büyük itibar görmüş ve Sultan Mahmut'un Hindistan seferlerine katılmıştır. Bu seferler sırasında Sanskritçe öğrenerek Hint kültürünü ve bilimini yerinde inceleme fırsatı bulmuş, bu gözlemlerini tarafsız bir bilim insanı gözüyle kaydetmiştir.
Bîrûnî'nin en büyük başarılarından biri, trigonometriyi kullanarak Dünya'nın çapını ve çevresini, bugünkü modern ölçümlere inanılmaz derecede yakın bir doğrulukla hesaplamasıdır. Bir dağın yüksekliğini ölçüp, ufuk alçalması açısını kullanarak yaptığı bu hesaplama, jeodezi biliminin temellerinden sayılır.
Matematikte sinüs ve kosinüs fonksiyonlarına sekant, kosekant ve kotanjantı eklemiş, astronomide ise Dünya'nın kendi ekseni etrafında dönme ihtimalini tartışmaya açarak Kopernik'ten yüzyıllar önce modern astronominin sorularını sormuştur. "El-Kanunü'l-Mesudi" adlı eseri, astronomi alanındaki başyapıtıdır.
Hindistan'daki gözlemlerini topladığı "Kitâb'üt-Tahkîk Mâ li'l-Hind" (Tahkîk-i Mâ li'l-Hind) adlı eseri, karşılaştırmalı dinler tarihi ve antropoloji açısından eşsiz bir kaynaktır. Hint toplumunun inançlarını, kast sistemini, bilimini ve günlük yaşamını, hiçbir ön yargı veya küçümseme olmaksızın, tamamen objektif bir dille aktarmıştır. "İnsanların düşünceleri türlü türlüdür, dünyadaki gelişmişlik de bu farklılığa dayanır" sözü, onun evrensel bakış açısını özetler.
Tıp ve eczacılık alanında yazdığı "Kitabu's Saydane", binlerce bitkinin ve ilacın özelliklerini anlatan devasa bir eserdir. Ayrıca mineraloji (değerli taşlar bilimi) alanında yazdığı "Kitâbü'l-Cemâhir"de, 23 katı madde ve 6 sıvının özgül ağırlıklarını bugünkü değerlere çok yakın olarak tespit etmiştir. Döneminde bir kadına sezaryenle doğum yaptırdığı da rivayet edilir.
1048 yılında Gazne'de vefat eden Bîrûnî, geride 180'e yakın eser bırakmıştır. İbn-i Sina ile çağdaş olan ve onunla mektuplaşarak bilimsel tartışmalar yapan Bîrûnî, Aristotelesçi fiziği eleştirmiş ve deneysel bilimi savunmuştur. UNESCO tarafından 1974 yılı, doğumunun 1000. yılı anısına "Bîrûnî Yılı" ilan edilmiştir.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER