Takiyüddin bin Maruf (1521/1526-1585), Osmanlı İmparatorluğu'nun yetiştirdiği en büyük hezârfenlerden biridir. Astronomi, matematik, mekanik ve optik alanlarında çığır açan çalışmalar yapmış; Osmanlı'nın ilk ve tek rasathanesini kurarak bilim tarihine adını yazdırmıştır. Mısır ve Şam'da yetişip İstanbul'da zirveye ulaşan Takiyüddin, Batılı çağdaşı Tycho Brahe ile yarışan bir gözlem hassasiyetine ulaşmıştır.
III. Murad döneminde, Sokullu Mehmed Paşa ve Hoca Sâdeddin Efendi'nin desteğiyle Tophane sırtlarında (bugünkü Galata civarı) kurduğu İstanbul Rasathanesi (Dar-ü'r Rasad-ül Cedid), İslam dünyasının son büyük gözlemevidir. Burada yaptığı gözlemlerle Uluğ Bey Zîci'ni güncellemiş ve Güneş parametrelerini, o dönem için inanılmaz bir hassasiyetle hesaplamıştır. Ekliptik ile Ekvator arasındaki açıyı 23° 28' 40" olarak bulmuştur ki, bu değer günümüz modern ölçümlerine (23° 27') çok yakındır.
Takiyüddin sadece bir astronom değil, aynı zamanda yetenekli bir mühendis ve mekanik ustasıdır. "Mekanik Saatlerin Yapımı" üzerine yazdığı eserinde, o güne kadar bilinen saat türlerini anlatmış ve kendisi de astronomik gözlemlerde kullanılmak üzere saniyeyi gösteren hassas mekanik saatler yapmıştır. Ayrıca, gözlem aletleri konusunda da yenilikçidir; kullandığı sekstant ve diğer ölçüm aletleri, Brahe'nin kullandıklarına benzer, hatta bazı açılardan daha üstündür.
Optik alanında yazdığı "Kitâbü Nûri Hadakati'l-Ebsâr" adlı eserinde, ışığın nesnelerden göze geldiğini deneysel olarak savunmuş ve yansıma/kırılma kanunlarını incelemiştir. Işığın küresel olarak yayıldığını ve rengin yansıma/kırılma özelliklerinden kaynaklandığını belirtmiştir. Teleskobun icadından önce, uzaktaki cisimleri yakınlaştıran aletlerden bahsetmesi de dikkat çekicidir.
Mühendislik alanında da öncü fikirleri vardır. "El-Turuğu's-Seniyye" adlı eserinde, buhar gücüyle dönen bir kebap şişi tasarlamış ve buharın mekanik enerjiye dönüştürülebileceğini göstermiştir. Bu, buhar türbininin ilkel bir örneği olarak kabul edilir. Ayrıca su kaldırma makineleri ve pompalar üzerine detaylı çizimler ve tasarımlar yapmıştır.
Takiyüddin'in bilimsel çalışmaları, maalesef talihsiz bir olayla son bulmuştur. 1577'de görülen büyük kuyruklu yıldız ve ardından gelen veba salgını ile deprem, halk arasında ve saray çevresindeki bazı muhalifler tarafından rasathaneye bağlanmıştır. "Gökleri rasat etmenin uğursuzluk getireceği" ve "meleklerin bacaklarına bakıldığı" gibi akıl dışı dedikodular sonucu, III. Murad'ın emriyle Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa tarafından rasathane topa tutularak yerle bir edilmiştir. Bu olay, Osmanlı bilim tarihinde büyük bir kırılma noktası olmuş ve Takiyüddin, küskün bir şekilde 1585 yılında vefat etmiştir.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER