Jale İnan (1914-2001), Türkiye'nin ilk kadın arkeoloğudur. Ömrünü Anadolu'nun antik mirasını gün yüzüne çıkarmaya adamış olan İnan, özellikle Perge ve Side antik kentlerinde gerçekleştirdiği sistemli kazılarla dünya çapında bir başarıya imza atmıştır. Arkeolojiyi sadece bir kazı faaliyeti olarak görmemiş, aynı zamanda çıkarılan eserlerin korunması, restorasyonu ve müzecilik anlayışıyla sergilenmesi konularında öncü bir rol üstlenmiştir.
1914 yılında İstanbul'da doğan Jale İnan, Türkiye'nin ilk arkeologlarından ve eski Müzeler Umum Müdürü Aziz Ogan'ın kızıdır. Çocukluğu babasının mesleki gezilerine katılarak antik kentlerin büyüleyici atmosferinde geçmiştir. Erenköy Kız Lisesi'ni bitirdikten sonra Aleksander von Humboldt Vakfı bursuyla arkeoloji eğitimi almak üzere Almanya'ya gitmiştir.
Berlin ve Münih üniversitelerinde klasik arkeoloji alanında lisans ve doktora eğitimini tamamlamış, 1943 yılında Türkiye'ye dönmüştür. Lise yıllarında tanıştığı ve ünlü bir bilim insanı olan Mustafa İnan ile 1944 yılında evlenmiştir.
Jale İnan, İstanbul Üniversitesi Klasik Arkeoloji Kürsüsü'nün kurulmasında görev almış ve Arif Müfid Mansel ile birlikte Side ve Perge kazılarına başlamıştır. 1970'lerden 1980'lerin sonuna kadar bu iki önemli antik kentin kazı başkanlığını yürütmüştür.
Sadece kazmakla yetinmemiş, Side'deki tarihi bir Roma hamamının Side Müzesi'ne dönüştürülmesini sağlayarak arkeolojik eserlerin yerinde korunması anlayışını hayata geçirmiştir. Antik dönem heykeltıraşlık sanatı üzerine hazırladığı eserler, bugün hala Roma ve Bizans dönemi portreciliği konusunda dünya çapında en önemli başvuru kaynakları arasındadır.
Jale İnan denilince akla gelen en çarpıcı başarılarından biri "Yorgun Herkül" (Herakles) heykelinin hikayesidir. 1980 yılında Perge'de belden aşağısını bulduğu heykelin üst kısmının ABD'deki Boston Güzel Sanatlar Müzesi'nde olduğunu 1990 yılında kanıtlamıştır.
Vücudun iki parçasının birbirine ait olduğunu ispatlamak için büyük bir azimle çalışan İnan, heykelin alt kısmının bir kalıbını alarak Amerika'ya gitmiş ve parçaların birbirine tam oturduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Bu kararlı mücadele sonucunda heykelin üst kısmı 2011 yılında Türkiye'ye iade edilerek Antalya Müzesi'ndeki alt kısmıyla birleştirilmiştir.
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) şeref üyesi olan Jale İnan, yaşamının son yıllarını Parkinson hastalığı ile mücadele ederek geçirmiştir. Hastalığına rağmen bilimsel üretimini ve antik kentlere olan tutkusunu asla kaybetmemiştir.
27 Şubat 2001 tarihinde İstanbul'da vefat eden İnan, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir. O, sadece bir arkeolog değil, aynı zamanda Cumhuriyet kadınlarının bilim dünyasında neler başarabileceğinin en güçlü simgelerinden biridir. Boğaziçi Üniversitesi tarafından dijitalleştirilen arşivi, bugün genç arkeologlar için bir ışık kaynağı olmaya devam etmektedir.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER