Engin Arık (1948-2007), Türk parçacık fizikçisi ve Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü profesörüdür. Deneysel yüksek enerji fiziği alanında yaptığı uluslararası çalışmaların yanı sıra, Türkiye'nin toryum madeni rezervlerini kullanarak enerji sorununa kökten bir çözüm getirebileceğine dair vizyoner görüşleriyle tanınır. "Türkiye'nin toryum hanımefendisi" olarak anılan Arık, Türkiye'nin bilimsel kalkınması ve nükleer teknolojiye geçişi için ömrünü adamış bir bilim kahramanıdır.
1948 yılında İstanbul'da doğan Engin Arık, İstanbul Üniversitesi'nde matematik ve fizik eğitimini tamamladıktan sonra eğitimine ABD'de devam etmiştir. Pittsburgh Üniversitesi'nde yüksek enerji fiziği üzerine doktora yapmış ve bu süreçte atom altı parçacıkların gizemli dünyasına adım atmıştır.
Doktora sonrası araştırmalarını Londra Üniversitesi ve Rutherford Laboratuvarları'nda sürdüren Arık, parçacık çarpışmaları ve egzotik oluşumlar üzerine uzmanlaşmıştır. 1979 yılında Türkiye'ye dönerek Boğaziçi Üniversitesi'ne girmiş ve burada deneysel yüksek enerji fiziği kürsüsünün güçlenmesinde büyük rol oynamıştır.
Engin Arık, 1990'lı yıllardan itibaren Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) bünyesinde yürütülen devrim niteliğindeki projelere katılmıştır. ATLAS ve CAST deneylerinde Türk bilim ekibine liderlik yapmış, yüzün üzerinde uluslararası makaleye imza atmıştır. Türkiye'deki bilim insanları arasında h-indeksi (bilimsel başarı ölçütü) sıralamasında en üst sıralarda yer alarak Türk fiziğini dünya sahnesinde temsil etmiştir.
Engin Arık'ı toplumsal belleğe kazıyan asıl çalışması Toryum üzerinedir. Türkiye'nin dünyadaki en zengin toryum rezervlerinden birine sahip olduğunu vurgulayan Arık, bu madenin uranyumdan çok daha temiz, güvenli ve ekonomik bir nükleer enerji kaynağı olduğunu savunmuştur.
"Türkiye'nin sahip olduğu toryum rezervi, trilyonlarca varil petrole eşdeğer bir enerji potansiyeline sahiptir" diyerek, bu madenin hızlandırıcı tabanlı nükleer santrallerde kullanılması gerektiğini savunmuştur. Bu vizyon, Türkiye'nin enerji ithalatından kurtulup bir enerji devi haline gelmesi hedefine dayanmaktaydı.
Bilimsel bağımsızlığın yolunun teknoloji üretiminden geçtiğine inanan Arık, Türk Ulusal Hızlandırıcı Projesi'nin yürütücülüğünü üstlenmiştir. Bu proje, Türkiye'de bir parçacık hızlandırıcısı kurularak hem temel bilimlerin gelişmesini hem de toryum gibi stratejik madenlerin enerjiye dönüştürülmesini amaçlamaktaydı.
30 Kasım 2007 tarihinde, Isparta'da gerçekleşecek olan bir fizik konferansına katılmak üzere yola çıkan Engin Arık ve beraberindeki bilim ekibi, bindiği uçağın Isparta yakınlarında düşmesi sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu kaza, Türkiye'nin toryum ve hızlandırıcı projesindeki en kritik isimlerin (Engin Arık dahil 6 değerli bilim insanı) aynı anda ölümüne neden olması sebebiyle büyük şüphe uyandırmıştır.
Olayın basit bir pilot hatası mı yoksa Türkiye'nin stratejik enerji projelerini engellemek isteyen karanlık güçlerin bir suikastı mı olduğu konusu günümüzde hala tartışılmaya ve soruşturulmaya devam etmektedir. Engin Arık, vatansever bir bilim kadını olarak Edirnekapı Şehitliği'nde huzur içinde uyumaktadır.
2026-TÜRK TARİHİNE YÖN VERENLER